Tarihte Kürt Halkının Yeri

Dr. Cemşid Bender

Gutilerin varlığı çok eski yıllara iner. Şimdiye kadar bilinen ilk Guti Kralı Emnatum (Annatom) olup M.Ö. 3100 yıllarında yaşamıştı. Yani günümüzden 5000 yıl önce. Bu tarihten sonra gelen kralların çoğu Kürt halkının kendilerinden önceki tarihi geçmişinden söz etmişlerdir.

Nitekim Lagaş (Lagash) Kralı Adadnari M.Ö. 2400 yıllarında hükümdarken Karda halkından, Ur (Our) Kralı Kmil Sin, Kurde toprağından, Hitit Kralı Şiblkubue M.Ö. 1370 yıllarında Gurde halkından, daha sonraları da Asur kitabelerinde Kardaka bölgesinden ve Kurtie, Kurti topluluğundan söz etmişti.

Örneğin Asur Kralı Tugulti İnor, Gutiler’e Kurti diyordu. M.Ö. IX. yüzyılda yaşamış olan bir başka Asur Kralı Adalninari, Kusi, Guti, Subari ordularıyla çarpıştı. Bu Kral, kitabelerinde Gutiler için Kurti demekteydi.

Kürt halkının kökenini incelerken değerli yazar General İhsan Nuri şunları belirtir: Kürt asıllı olan Khaldi, Ararati, Subari, Nayri, Mitani, Muski ve Kasit devletlerinin Gutiler’den geldiğini, yani tümünün kökeninin Gutiler’e dayandığını gösteren açık, kesin ve tartışılması olanaksız tarihsel bir belge vardır.

Bu belge I. Salmanasar ile ilgilidir.  Bu kral M.Ö. 1280-1261 yıllarında Asur ülkesinde iktidarda bulundu. Yani Guti Kralı Emnatum’dan tam 1820 yıl sonra.

İşte bu Asurlu kralın kitabesinde şunlar yazılmıştır: ‘’Bir yıldız gibi parlayan Guti halkı, yalnız çokluğuyla değil,azim, şiddet, dehşet, ve yıkıcılıklarıyla da tanınmışlardır. Düşmanlıkları bana karşı da sürüp gitti.’’

Kürt Guti devletinin ortadan kalkmasından takriben bin yıl kadar sonra yaşamış Asur Kralı I. Şalmanasar, böylece Guti kollarından inen ve kendi yaşadığı döneme ulaşan Kürtler’i ve onların yeni devletlerini Gutilerin çocukları olarak görmekte ve bin yıllık bir zaman aralığına rağmen hala Gutiler deyimini kullanmaktadır.

Yaptığı savaşlardan sonra aynı kral şunları yazmıştı: ‘’Ararat sınırından Tur abidine kadar bu ülke içinde su gibi Guti kanı aktı.’’

Bu tümcede söz konusu edilen coğrafi terimlerin kapsadığı bölgede, bugün bile Kürt halkı meskun bulunuyor.

Tarihi Babil ülkesini ilk kez işgal etmek Gutiler’e nasip olmuştur. Nitekim Guti ülkesi parçalandığında, onların kollarından biri ve en önemlisi olan Kassit Kürtler’i, ihtişamlı dönemi 725 yıla ulaşan bir devletin temelini Babil’de attıllar. Bu ülke halkı, Kürtlüğün meşalesini daha sonraki yıllar içende kurdukları Subari, Mittani, Khaldi, Muski, Nayri adlı Kürt devletlerinin aracılığıyla Med Kürt imparatorluğuna kadar taşıyıp getirdiler.

Gutilerin Kürt halkının atası olduğu tartışma götürmeyen kanıtlarla belgelendiği için Önasya ve Mezopotamya tarihini inceleyen bilim adamları da, bu gerçeği yapıtlarında dile getirmektedierler.

Örneğin Pesilvanya Üniversitesi profesörlerinden Spiezer, Mezopotamyalıların Kökeni adlı yapıtında, Kürtlerin Gutiler’le ve Zagros Hulubileri’yle aynı ırktan olduklarını söyler.

Osmanlı tarihçilerinden Ahmet Refik, Tarihi Umumi adlı kitabında, Emin Zeki de Kürt Tarihi adlı eserinde çeşitli belge ve kanıtlarla aynı görüşü öne sürmüşlerdir.

Ünlü tarih uzmanı Mycerson, Gutiler’den gelen Nayri halkının egemenlik süreleri sonunda Kurti olarak adlandırıldığını belirtir. Yine Dr. Kontinov da  M.Ö. 4000 yıllarında Mezopotamya’ya ve Zagros dağlarına yerleşen toplulukların Guti ve Kassit diye adlandırıldıklarını ve Ari ırktan olduklarını, günümüzdeki Kürt halkının bu topluluklardan geldiğini vurgular.

Doğu bilimci Drawer, Gutilerin Kardaların Kürt halkının ataları olduğunu yazdı. Doğu bilimci Dr. Rays da aynı görüştedir.

Kürt tarihinin eskiliği ve Kürtlerin antik çağdan gelen bir halk olduğu hususu, Türk resmi makamlarınca –dolaylı bir şekilde de olsa– kabul ve itiraf edilmektedir. Bu savımızı kanıtlayan elimizde iki resmi belge vardır. Bunlardan birincisi, Türkiye Milli Eğitim Bakanlığı’nca yayımlanan İslam Ansiklopedisi’nnin içindedir. ‘’Kürtler’’ başlıklı bölümde şunlar yazılıdır.

‘’Takriben M.Ö. 2000 yıllarında, iki Sümer eşik taşında bir Kar-Da-Ka ülkesinin ismine tesadüf edilmiştir. Bu ülke Van Gölü’nün güneyindeki Su halkının yanında bulunuyordu.”

Böylece Kürt halkının, 1071 yyılından sonra Malzgirt’ten Anadolu’ya girmiş bulunan Türk halkıyla köken olarak hiçbir ilgisi olmadığını, Milli Eğitim Bakanlığı yayınıyla kabul ediyor.

İkinci resmi belge daha da enteresandır. Çünkü Kürt emekçi ve aydınları aleyhinde yürütülen bir dava nedeniyle Askeri Savcı tarafından iddianame içinde zikredilmiştir.

Diyarbakır-Siirt İlleri Sıkı Yönetim Komutanlığı Mahkemesi Askeri Savcısı Said Dabak, 23.10.1971 günlü iddianemesinde Kürt halkının, yaşadığımız tarihe göre 6000 yıllık siyasal bir geçmişe sahip olduğunu vurgular:

‘’Sasaniler çağından beri Kurte adı ile anılan bir kavmin bulunduğu anlaşılmaktadır. M.Ö. 3000-4000 yıllarında Ur, Kur, Kürt soyunun, eski zamanlardan beri Ari ve Sasaniler’le yan yana yaşadığına şüphe yoktur…’’

Guti sözcüğünün savaşçı, kahraman anlamına geldiğini de Hoybun teşkilatınca yayınlanan Civat a Welat ê Kûrdan adlı kitaptan öğreniyoruz:

”Tarihin şafağında, yüksek dağlardan Suriye’e doğru bir kavim gelip yerleşti. Adı Gutu, anlamı savaşçı-kahraman idi. Bu kavim, eski tarihsel dönemlerde Kafkasya ve Sus arasındaki bölgeye yerleşmiş ve bugün ki İran’ın doğusundan, Adana’ya dek uzanan dağlık bölgeyi kaplamı, bir ara Sümer ve Elam devletleriyle de savaşmışlardır.’’

Görüldüğü gibi Gutilerin Kürt kökenli olduğu ve gerçeği Hoybun teşkilatınca da bizden çok önce ortaya konmuştu.

*Cemşid Bender, Kürt Tarihi ve Uygarlığı kitabından alınmıştır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz